17 Nisan 2013 Çarşamba

Hiçbir Şey Ormanı


                                                                                       Hiçbir Şey Ormanı
                                                                                                                –Nothingham Forrest’a-

Ülkenin en dibindedir Hiçbir Şey Ormanı. Ne bildiğimiz bir ormana benzer ne de bildiğimiz herhangi bir yere.

* Sadece üç renktir; toprak koyu kahverengi, ağaçların gövdesi biraz daha koyu kahverengi, yapraklar son derece koyu yeşildir.
* Sadece tek çeşit ağaçtan oluşur. O ağaç başka dünyanın başka bir yerinde yetişmez. Sadece Hiçbir Şey Ormanında olduğu için onun da bir adı yoktur; ormanın adıyla anılır, bizim kasaba gibi.
* Faydasız bir ağaçtır; meyvesi yoktur, fotosentezi bile semboliktir; kendini bile amorti edemez.
* Hiçbir Şey Ormanında hiçbir hayvan yaşamaz. Ne bir karınca, ne de bir aslan. Her ne kadar boyları on beş metreden başlasa da çok alçaktır ormanın ağaçları; kendilerinden başka hiçbir canlının yaşamasına izin vermezler.
* Hiçbir Şey Ormanında hiç yangın çıkmaz, ağaçları yanmaz. Yakmaya çalışsanız da nafiledir. Bazen yıldırım düşer ama sadece düşen ağaç biraz yanar o kadar. Sonra kendi kendine söner.
* Tam ne kadar olduğu bilinmese de Hiçbir Şey Ormanında her ağacın bir ömrü vardır. Vakti gelen ağacın kökleri yerden kalkar ve çat diye düşüp, ölür.
* Hiçbir Şey Ormanında orman muhafaza memuru yoktur. Hiçbir Şey Ormanını izleyerek bir ömür geçmez. En fazla sekiz on ay içerisinde delirirsiniz. Delirmenize de kimse şaşırmaz.
* Elbette Hiçbir Şey Ormanın içinden yol da geçmez, etrafını dolaşır. Ne karayolları oraya yol götürmüştür, ne de daha önce kimse oradan geçmeye kalkmıştır, haliyle içinde patika bile yoktur.
* İntihar etmek isteyenler bile Hiçbir Şey Ormanından geçerek canlarını teslim etmek istemezler.
* Bilim adamlarının ilgisi çekse de kimse Hiçbir Şey Ormanının derinliklerini, derinlemesine incelemek istemez. Yoldan geçerken bir iki dal kopartıp laboratuvarlarının yollarını tutarlar o kadar.
* Hiçbir Şey Ormanının ağaçlarının yaprakları sararmaz. Üstlerinde kar birikmez. Tüm doğa olaylarından müstesnadır.
*Hiçbir Şey Ormanından herkes korkar ama bunu dile getirmez. Hakkında çok az konuşulur. Yazılı kaynağa rastlamak zordur.

Şehirden ne kadar uzaksan, devletten de o kadar uzaksındır. Şehirle bizim aramızda da sonsuz Hiçbir Şey Ormanı vardır. Sadece sonunu bilemediğimiz şey değildir sonsuz. Başını ve sonunu bilsen bile arasını bilmediğin şeydir de.

*Mesela kanunlara tabiyizdir ama kabahatlar kanunu pek sallamayız. Şehirde kumar oynarsan ya da çıplak gezersen para cezası alırsın. Bizim burada ise kumar oynamaya kalkarsan ütülürsün; çıplak gezersen dayağını yer sonra seni dövenin sana verdiği battaniye ile evine kadar yürürsün. Yediğin dayak için  şikayetçi bile olamazsın. Olur da şikayetçi olursan; hem şikayet edilen tarafından, hem de şikayet ettiğin tarafından bir kez daha dövülürsün.
* Bizim buralar bir gariptir. Aralık ayının başında muhtar yanında bir davulcu ile kamyonetine biner ve sokak sokak gezip “Çocuk düşünen evli vatandaşlarımızın dikkatine! Eylül ayında köyümüzün yolları kapanacağından herkes elini çabuk tutsun!” diye bağırır. Bizim buralarda çocuk kutsaldır, bizim buralarda sadece çocuk kutsaldır.
*Kimse kimseye selam vermez. Selamlaşmayı zaman kaybı olarak görürüz, herkes gördüğü herkesin selamını almış gibi davranır.
*Telefonla konuşmaz, mesajlaşırız; mesajlaşırken de sesli harfleri kullanmayız. Yanlış anlaşılmaktan korkmayız.
*Evlilik müessesi çok hızlı işler; söz, nişan, kına gibi angaryalarla zaman kaybedilmez. Her nikah memuru otomatik olarak nikah şahididir ve tüm çamaşır makinaları aynıdır.
*Ölen öldüğü yere gömülür. Trafik kazaları yüzünden yollarımız bol zigzaglıdır. Hastanelerimiz aynı zamanda mezarlıktır.
*Ölenle ölünür, eşi ölünce intihar etmek çok yaygındır.
*Herkes temel dedektiflik bilgilerine sahiptir. Suça kafamız çalışır. İşlemeye de, çözmeye de.
*Saatlerimizi sizler gibi ileri geri almayız.
*Kız arkadaşımızla korku filmi izlediğimiz zaman bize sarılmaz, çünkü korkmaz.
*Hırsızlık yapanın kolu kesilmese de, okeyde taş çalanın dişi çekilir. Kahve kültürümüz ürkütücüdür.
*Gezelim görelim gibi köylüyü ziyaret eden programlar bizim buraya hiç uğramaz.
*Küfre ana, bacı, ecdat karıştırılmaz; direkt şahsa küfredilir.
*Şans oyunlarının bayileri yoktur, şansa değer vermez, şanslıyı aşağılarız.
*İstiklal Marşı, Azucar Moreno'nun Bandido'suna bağlanır. Hareket severiz.
*Bireysel silahlanmaya önem veririz. Bütçesine göre herkesin yanında taşıdığı bir silahı vardır. Sanılanın aksine bu şiddeti arttırmaz. Mesela geçen sene bir tane çatışma bile yaşanmadı. Karşındakinin silahı olduğunu bilmek insanı bir frenler.
*Cami avlusunda siyaset konuşulmaz, avlu dışında din konuşulmaz.
*Zorunlu temel eğitim o kadar da zorunlu değildir.
*Arada sırada bizim burada doğmuş  birileri ünlü ya da zengin olur ama en fazla iki sene sonra yıldızlar söner ve geri dönerler.
*Bizim burada hikayecilik anlayışı sizden farklıdır. Liste gibi yazarız, okuması daha kolay olur.

Hiç yorum yok: