27 Nisan 2013 Cumartesi

eşantiyon - part 6


Selim Tutumlu’nun yanındaki eli hiçbir şeye benzemeyen ve taş attığı Enver Güngörmüş de taşladığı için rahat olan sarı kazaklı ve Kemal Derviş modeli saçları olan adam Fahrettin Haktanır. Masadaki tek zengin çocuğu o. Hesabı genelde o öder, okeyi de en çok o sever. Annesinin, ablasının ve en küçük erkek kardeşinin verdiği harçlıklarla; kazı kazan, at yarışı ve sayısal loto oynar durur. Küçükken mahallede süt satan adamın atının kendisi ile konuştuğunu iddia edermiş. Sütçü gelince iner atın yanaklarını okşaya okşaya dinlermiş. Bir yerden sonra at onunla konuşmayı bırakınca bıçakla ata saldırmış ve yaralamış. At da ona çifteyi koyunca asfaltı öpmüş. Hastanede geçen dört ayında da tek oyuncağı hesap makinesi olmuş. Bu sefer de sayılar yazar ve onlarla konuşurmuş. Bu hareketlerinden dolayı herkes Fahrettin'de bir gariplik olduğunu bilir, çaresiz sesini çıkartmazmış. Ne tıp, ne alternatif tıp ne de kendine alternatif tıpçı diyen şaklabanlar onun bu hallerine çare olamamış.

Matematiği iyi olmasına rağmen tahsil hayatını sadece matematik ayakta tutmaya yetememiş ve orta iki de okulla anlaşmalı olarak ayrılmışlar. İki tarafından birbirlerinden hiçbir talebi olmamış. O günden sonra Fahrettin Haktanır hesap makinesi ile oynar ve seçtiği rakamlarla sayısal loto kupanları yapar, at yarışı kanalını açar ve atlar izler bazen at yarışı kuponu yapar ve nerede kazı kazancı görse dayanamaz ve bir tane alır. Okey masasındaki arkadaşlarından farklı olarak evlidir de Fahrettin. Bazen karısıyla aylarca konuşmaz, Fahrettin Haktanır'ın hiçbir kuponu tutmaz.

Hiç yorum yok: