11 Ocak 2011 Salı

birazda benzetme

• Dişlerini her fırçaladığında canı karşı koyulamaz bir şekilde çikolata isteyen bir çocuk gibiyim. Dişlerimin çürümesini engelleyecek bir diş macunu yok.

• Özel yeteneği çığı hissetmek olan bir Antalyalıyım.

• Sırtına kene yapışmış bir kene gibiyim.

• Köydeki okuma yazma bilen tek adam gibiyim. Herkesin rica minnet bit şeyler yaptırıyor ama kimse para vermiyor.

• Vücudumdaki yara izlerinin anılarını bile anımsamıyorum, acaba hepsi tek seferde mi oldu; yoksa bol dayaklı bir ergenliğin sonucu muyum?

• Asgari hızın 90 km olduğu bir yolda üç tekerlekli bir çocuk bisikletine binmiş bir obezim.

• Canı helva çektiği için, tanıdığı birinin ölmesini için dua eden biri gibiyim. Helva helvadır. Önemli olan helvaya odaklanmak, ortamdan soyutlanmak.

• Parmaklarının son boğumları kesilmiş bir piyanist gibiyim. Bana çektirdiklerini anca bu tasvir edebilir.

• Yaşlandıkça yakışıklılaşan bir adam gibiyim. Daha iyi görünüyorum ama hiçbiri işe yaramıyor.

• Bakkaldan fiş isteyen yaşlı bir kadın kadar antipatiksin.

• Sen gidince ayakları koparılmış bir karınca gibi kaldım.

• Seri katil olacağını bile bile çocuk doğuruyorsun. Bu da seni suçun bir parçası yapar.

• Yıllarca önce izlediğim bir klip gibisin. Güzelsin ama seni güzel kılan mazi olman.

• Buzdolabının içindeki lamba gibisin. Gerekmediğinde de yanıyorsun ve bir kapatma düğmen yok.

• Hayatının yirmi yılını hapishanede geçirmiş birini hayvanat bahçesine götürecek kadar düşüncesizsin.

• Kaba yüz hatları olan ve çocuk taklidi yapan bir kadın kadar iticisin.

Hiç yorum yok: