13 Ocak 2013 Pazar

pazartesi - oyun


Sessizlik beni de en az sizler kadar ürpertir pazartesi gürültücüleri. Geçen Salı işte tam öyle oldu. Öğlene doğru kalktım ve çıt çıkmıyordu. Sesslizlik öyle böyle değildi; bildiğiniz kulaklarım çınlıyor, bağırsaklarımın sesini duyuyordum. Heyecanla televizyonu açtım yayın yoktu. İnternet çalışmıyordu, sokaklara baktım kimse yok. Röpdeşambırımı giydiğim gibi sokağa attım kendimi, deli gibi koşuşturdum, ne olmuştu kadınlarıma?

*İcraati yüksek olmalı.
*Sinirli hali komik olmalı
*Gerektiğinde toz olabilmeli.
*Kaçak elektrik kullananları çok güzel dövmeli.
*Kıyafetlerimi ters giydiğimde bana hissetirmeden düze çevirebilmeli.

Akşam çöktü, yollarda bir tane bile insan göremedim. Her evin ışığı yanıyordu ama. Dayanamadım bir evin kapısını kırıp, girdim. Evdeki çakma sarışın bilgisayarının başındaydı ve beni gördüğü gibi bayıldı. Sonra ben de bilgisayarına baktım, bir oyun oynuyordu. Oyun benim oyunumdu, benim simülasyonumdu beni yönetiyorlardı. Ben olma hevesi hayatı durdurmuş, herkesi ekranı başına kilitlemiş, kimse oyunun başından kafasını kaldıramıyor. Listemi okuyan varsa duysun, oyunu yasaklıyorum.

Hiç yorum yok: