
Ben bu dünyayı hiç sevemedim.Bir gün bile işim rast gitmedi.Fakir Ahmet'in fakir oğlu olarak geldim bu dünyaya.Parasızlığında,rezillimde benimle beraber devam etti,durdu.Ne iyi bir arkadaşım oldu,ne de güzel bir sevgilim.
Annem ben doğduktan sonra babamı terketmiş,başkasına gitmiş.Fakir babam büyüttü beni, ama nasıl büyüttü bir ben bilirim.İçti,sıçtı,küfretti,ağladı....Ben de o ara büyüdüm.
Okula gittim ama hiç umursamadılar beni;arka sırada oturup,durdum.İlkokul öğretmenim okumayı öğrenmememi bile umursamadı,sınıfta bıraktı.Yeni gelen öğretmende ilkinden farklı değildi.Hatta dövüyordu da.Okul bir şekilde bitti,çokta bir şey hatırlamıyorum.Sadece okumayı öğrendim,bir de istiklal marşını.Gerçi maçlara gitmesem onu da unuturdum ya,neyse.
Bir kaç işe girdim.Ne sigorta yaptılar ne de maaşımı tam vediler.Gerçi ben de hiçbir işi beceremedim ya.Şimdi kot taşlama işindeyim.Maaşımı veriyorlar,gerisini de umursamıyorum.
Güneşin doğuşu,ormanın yeşili,ay tutulması,bir bebeğin gülüşü...Hiçbirini sevmiyorum.Ben bu dünyanın hiçbir şeyini sevmiyorum.Elimde olsa bu dünyayı yok ederim.Bir kibrit çakılacaksa ben çakayım,yansın bu dünya.Tüm pislikleri ile,tüm adaletsizliği ile yansın.
Aslına bakarsam elimden bir şeyler gelebilir.Ne demişler damlaya damlaya göl olur.Her ne kadar bir fabrikanın ya da termik santralin dünyayı kirlettiği kadar kirletemezsemde elimden geleni yapıcam.Bitsin bu dünya.
İlk olarak doğduğum köye,memleketime bir kötülük yapmalıyım.Hayatın acı yüzünü ben bu köyde gördüm.Etrafıma bakıyorum.Her yer yemyeşil,herkese huzur veren bu yeşillik bende yakma istediği doğuruyor.İyide bunu nasıl yapıcam ki?Sigara izmariti,ile bu koca ormanı yakamam.Arabamda yok.En iyisi bi kaç litre benzin ile şansımı denemek.
Otobüsle memleketime,oradan dolmuşla köyüme gidiyorum.Kimse beni tanımadı.Bende de bir iki tanıdık sima var ama,bende kimseyi tanımıyorum.Dolmuş köye yaklaşırken ormanlık alanda,
-Müsait bir yerde,dedim.Şöför şaşırdı.
-Hayırdır abi? dedi.Burada ne yapacaksın?
-Seni ilgilendirmez,dedim ve indim.
Biraz içeri doğru yürüdüm.Elimdeki iki litrelik iki şişe benzini,iki büyük ağaca döktüm.Kibriti çaktım.Bir anda alev parladı.Hemen kaçmaya başladım.Anayola çıktığımda ilk gördüğüm arabanın önüne atladım.Adam durdu,'Yangın var hemşerim!' dedim.Arabasına aldı beni ve kaçtık.
Eve vardığımda içim huzur doluydu.Yakmıştım küçüklüğümün tüm kötü hatıralarını.Hemen televizyonu açtım.Haberleri izledim.Hiç orman yangını haberi yoktu.'Benim köy kimin umrundaki' dedim içinden.'Yarın gazetelerde çıkar.'Ama çıkmadı.Araştırdım,soruşturdum hiçbir yangın haberi yok.Yakamamışım.Dört litre benzine orman mı yakılır?Bir arabam olsa elli litre benzinle yakardım.Kahpe dünyayı,kahpeliği yüzünden yakamadım.
Canım çok sıkıldı,ilk başarısızlığım değildi bu elbette,nasılsa kaybetmek kaderimdi.Aklımda ise eve doğru kaçışım,eve girişim,televizyonu heyecanla açışım vardı.O anlarda yaşadığım duyguları daha önce hiç yaşamadım.Huzur,mutluluk,başarı...Hatta orgazm...Yaşadığım bu duyguları daha önce yaşamadığım için ifade edemiyorum.Tek bildiğim bu berbat dünyadaki en mutlu anlarımdı.
O günden sonra hayatımın akışı değişti.Eski araba lastiklerini topluyordum.Gizlice yakıyordum.O lastikten çıkan duman.İnanılmazdır.Sanki koskoca bir fabrikanın bacası gibi.Sonra kendi fabrikamı kurdum.Evime tabiki.Büyükçe bir soba aldım.Kışın şehrin en sıcak evi benim oluyordu.Araba lastiği o kadar çok ısı veriyorduki.Sobanın boruları bile kıpkırmızı olurdu.Plastik ne bulsam yakıyorum.Sonrada dışarı çıkıp,çıkan simsiyah dumanı izliyorum.Hayat buymuş.
Yazları ise daha zor geçiyor tabi.Fabrikamla-sobamla-çok oynamayamıyorum.Gerçi dayanamıyorum.Tüm camları açıp fabrikamı çalıştırdığım oluyor.
Kendime yeni bir heyecan buldum,bugün ilk kez deneyeceğim.Gazetelerin içinde gelen süpermarketlerin eklerine bakıyorum.En ucuz deterjan nerede satılır?Fakirliğime sövüyorum yine.Yeni açılmış bir süpermarkette inanılmaz bir indirim var.Şehrin öte ucunda ama hesabımı yapıyorum.En ucuza en çok deterjanı oradan alabilirim.Atlayıp gidiyorum.Yirmi kiloluk iki tane büyük poşet deterjan alıyorum.Öyle ağırlar ki,zorlana zorlana bir dolmuşa biniyorum.Kan ter içindeyim.Kalbim öyle hızlı atıyor ki.Müsait bir yerde iniyorum.Kırk kilo deterjanla deniz kenarina geliyorum.Saat daha dörde geliyor.Beklemeliyim.Bir banka oturuyorum.Denizi izliyorum.Her zerremle hissediyorum ki ben bu dünyayı sevmiyorum.Zaman geçmek bilmiyor,insanlar izliyorum.Zaman akıyor,ama çok yavaş.Her geçen saniye heyecanım artıyor.Hava karardı,saatime bakıyorum.Henüz saat on,iskele çevresi hala kalabalık.Karnım çok aç.Cebimde ise sadece eve dönebileceğim kadar para var.Açlığa aldırmıyorum,nasılsa biraz sonra ruhum doyacak.
Gece yarısını geçti artık,kalabalık boşalıyor,kalp atışlarım öyle hızlandı ki.Kırk kilo deterjan ile deniz kıyısındayım.Etrafımı kolaçan ediyorum.Etrafta kimse yok.Sahil yolunu aydınlatan sokak lambasının altına geçiyorum.Deterjan torbasını açıyorum.Son bir kez etrafıma bakıyorum ve yirmi kiloluk deterjanı denize döküyorum.Sokak lambasının cılız ışığı ile denizin köpürüşünü izliyorum.Deterjan kokusu ve köpüren deniz;izlemek o kadar keyifliki.Yine aynı heyecanı hissediyorum.Hemen diğer torbayı açıyorum ve denize boca ediyorum.Deniz iyice köpürüyor.
Günler geçiyor.Artık ne lastik yakmak,ne de denize deterjan dökmek beni kesmiyor.Hem artık eskisi gibi geceleri de bekleyemiyorum.Müptela oldum resmen.Yemek yemiyorum,sigarayı bile bıraktım.Tüm param deterjana,lastiğe gidiyor.Geceleri sokakta dolaşıyorum,çöpleri kurcalıyorum,plastik topluyorum.Artık bir adım daha ile gitmem gerek.Hayatımı değiştiren o güne döneceğim,köyüme gidip bu sefer orayı yakacağım.
Dört litre benzinle orman yakılmaz biliyorum.Bu sefer büyük oynayacağım.Müptelalığım artmakta.Sabahın köründe sokaklardayım.Yaşlı bir adam eski siteyşın arabasına,torosuna,doğru yürüyor.Anahtarı elinde,kapıyı açıyor.Yerden aldığım yumruğum büyüklüğündeki taşla adamın kafasına vuruyorum.Yere düşüyor,başı kanamakta,kaldırım taşı kan gölü gibi oluyor.Elindeki anahtarı almak için hamle yapıyorum.Gözlerini,gözlerime dikiyor ama direnmiyor.'Cüzdanını ver diyorum',donuk bakışları sabit,sesini çıkartmıyor.Tek hamlede adamı ters çeviriyorum ve pantolonunun arka cebincen cüzdanını alıyorum.İçinde yüklüce para var.Arabaya bindim,ilerliyorum.
Plastik bidon satan bir yerde duruyorum.Arabanın bagajını ve koltularını bidonla dolduruyorum.İhtiyarın cüzdanı işimi görüyor.Benzin istasyonuna çekiyorum arabayı.
-Depoyu ve bidonları doldurdur,diyorum
-Hayırdır abi?,diyor.Bu kadar benzini ne yapacaksın?
-Orman yakacağım,diyorum.Benzinci çocuk şaşkın şaşkın bana bakıyor.Gülümsüyorum,Benzinci çocukta bana bakıp gülmeye başlıyor.
-Alemsin abi diyor.Bilmiyor ki ne alemim.
Köyüme yaklaşıyorum ve her geçen saniye heyecanım artıyor.Ana yoldan,tali bir yola sapıyorum.Köyümün ormanın içindeyim artık.Arabayı tali yoldanda çıkarıp ormanın içine doğru sürüyorum.Delirmiş gibiyim.Orman içeri girdikçe sıklaşıyor.Artık araba ile devam etmek imkansız olduğu için arabayı durduruyorum.Benzin dolu bidonları arabadan indiriyorum.Etrafa benzin saçmaya başlıyorum.Yaklaşık elli litre benzini ağaçlara ve arabaya boca ediyorum.Gömleğimi çıkarttım,arabanın benzin deposunda bir ucunu sokuyorum.Diğer ucuda benzine bulanmış durumda.Hem ormanı yakacağım hem de arabayı patlatacağım.Gömleğimi tutuşturuyorum,araba bir anda alev alıyor.
Kaçamıyorum.