11 Ocak 2012 Çarşamba

Osman - Orhan

Lise sona giden Osman ve Orhan Fizik öğretmenlerini tekme tokat dövmüşler, ifadeleri;

Osman: Sabah okula her günkü gibi zamanında geldim. Arkadaşlarla muhabbet ederken Fizik öğretmeni Naim Kulaksız üzerimize yürümeye başladı ve bana tokat attı. Tokattan sonra tekme ve yumrukla vurmaya başladı. Okulda olduğumuz için elimi kaldırmadım ama çok öfkelendim. Neden dayak yediğimi sorduğumda, "Sen ne bok yediğini iyi biliyorsun şerefsiz" dedi. "Ben bir şey yapmadım hocam" dediysem de dinlemedi ve bana vurmaya devam etti. Sonra anneme sövdü ve "Seni disipline vereceğim" diyerek uzaklaştı. Aldığım darbedelerden dolayı sinirlerim kalktı ve derslere girmedim; biraz dolandım ve öğlen eve gittim. İkizim Orhan bendeki tersliği fark etti ve konuştuk. Sonra okul çıkışında Fizik öğretmeni Naim Kulaksız'ı takip ettik ve saldırdık. Onun bana vurduğundan daha az vurduk. Ben de kendisinden şikayetçiyim.

Orhan: Olay günü bademcik ameliyatı olduğum için evde istirahat ediyordum. Öğlen vakti kardeşim Osman eve yüzünde kızarıklıklarla gelince bir tatsızlık olduğunu anladım. Konuştuğumuzda Fizik Öğretmeni Naim Kulaksız'ın durup dururken kendisini dövdüğünü ve annemize küfür ettiğini söyledi. Bunu duyunca benim de sinirlerim bozuldu. Okul çıkışı Naim Kulaksız ile konuşmak için gittiğimizde saldırgan tutumunu sürdürdü. Zaten üzerimde aileme karşı yaptıkları olduğu için kendisine saldırdım ve vurdum.

Naim Kulaksız: İki gün önce gittiğim bir eczanede Orhan ya da Osman'dan biri ile sonradan geldiği halde sıramı gasp ettiği için tartıştık. Osman ya da Orhan bana hakaretler etti ve itip düşürdü. İnsanlar araya girdiler ve Orhan ya da Osman kargaşadan istifade edip kayboldu. Sabah okula gittiğimde Osman ya da Orhan'ı görünce sinirlerime hakim olamayıp saldırdım ve dövdüm. Hiçbir şekilde hakaret etmedim.

Günün akşamında okuldan çıkınca da Osman ve Orhan arkamdan " Hoca! Hoca!" diye bağırdılar. Dönüp bakınca şaşırdım, karşımda ikiz kardeşler vardı. Okula yeni atandığım için ikiz olduklarını bilmiyordum.

Bana eczanede ve okul çıkışında saldıran kardeşten iki kez; okul çıkışı saldıran kardeşten bir kez şikayetçiyim.

10 Ocak 2012 Salı

Çay

Öpüştük... Öpüştük... Öpüştük... Önce o başlattı, dilini dilime doladı; asla sevemedim bunu, zevk alamadım ama oyunbozanlık da yapmadım. Dillerimiz iki beceriksizin tango yapması gibi sarıldı ve çarpıştı. Uyumla harmanlanmayan tutku ne biçimsiz ve kekremsi bir şeydi...

Sonra dillerimizi dinlendirdik, dudaklarımız devam etti. Telefon çaldı, dudaklarımızı ayırmadan gözlerimi açtım ve baktım. Arayan yengemdi. Yengem beni ilk kez arıyordu, bense onu hiç aramamıştım. Normalde bu şartlarda telefonumu açmam ama dudaklarımın dinlenmesi gerekliydi. Son bir tutkulumsu öpücük verdim ve telefonu açtım.

"Efendim yenge?"
"Güral?"
"Efendim?"
"Dayını kaybettik."
"Başımız sağolsun, evde misin?"
"Evet"
"Hemen geliyorum"

Apartopar yola çıktım. Yolda dayımı düşündüm, dudağımdaki ruj kalıntılarını yaladım, dudağımı kazağımın koluna sildim. Ağzımda manasız bir çay tadı vardı ama ben bu gece hiç çay içmemiştim ki...

9 Ocak 2012 Pazartesi

pazartesi - Kim Jong İl

Geçenlerde aldığım bir haber kalbimi derinden sızlattı pazartesikolikler. Kuzey Kore lideri, aziz dostum, muhterem arkadaşım, golf kankam, badim, Kim Jong İl vefat etmiş. Daha son konuşmamızda ölümsüzlüğü bulacağından bahsederken o tatlı gülümsemesi, pembe yanakları ile nasıl da sempatikti. Hep büyük hayalleri oldu, zergüzeşt bir kalbi, umutları vardı. Işık onunla olsun.

*Şiddete meyilli olmalı.
*Kapalı yüzme havuzu olmalı.
*Kırgızca, Boşnakça, Makedonca ve Kuzey Koreceyi aksansız konuşmalı.
*Fırsatları, oportunist demesinler diye değerlendirmemeli.
*Etrafına ışık saçmalı.
*İlk adımı o atmalı.

Şimdi de yerine babası gibi sempatik, koçyiğit bir delikanlı olan Kim Jong-Un'cuğum gelmiş. Belki bilmezsiniz sıpanın isim babası da benimdir. Hiç unutmam bir K.Kore ziyeretimde kadınlar isyan etmişlerdi de ben merkez binaya çıkıp " Sakın" demiştim de isyan durulmuştu. Merhum, gözlerime bakıp "Abi bir daha sen gelme, ben size geleyim, hep olay çıkıyor" demişti. Şimdi ben kiminle golf oynayacağım ya.

7 Ocak 2012 Cumartesi

dangul dungul

Nato kafa nato mermer demek, bildiğimiz öküz yani. Danagul dungul, hödük müdük bir bir insan. Angut gibi. Şu kafası az basanlardan, hani ilkokulda çarpım tablosunu bir türlü ezberleyemeyenlerden. Algısı zayıf olduğu için uzun cümleler kurduğunda kafası karışıp gülümseyen tiplerden. Televizyondaki kamera şakalarına katıla katıla gülenler gibi. Aynı şakayı elli kez yap, ellisinde de aynı reaksiyonu veren modelde.

1 Ocak 2012 Pazar

E.T.Ş (evlilik teklifi şirketi)

program 25.

Biz her ne kadar 'batılılaştık, yüzümüzü avrupaya döndük, muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak üzereyiz' diye ötsek de gerçek şu ki; hala gayet doğulu, örf, adet, amane gibi şeylere önem veren insanlarız. Örf, adet gibi şeyler güzel olsa da bunun tadının kaçtığı noktaya töre denir. Bu programımızda da töreyi temel alıyoruz.

Siz şimdi içinizden diyorsunuzdur ki, " Biz erkeğiz, töre kızları bağlar". Evet öyle bir önyargı var ama töre herkesi bağlar, zolar, acıtır ve kasar.

Planımızın ilk aşamasında sevgilinize memleketinizdeki saçma sapan uygulamalardan bahsediyorsunuz. Profesyonel antrapolog arkadaşımız size dünyanın dört bir yanından seçilmiş süzme adetlerden bir sunum hazırlayacaktır. Bizde amca kızı evlenilmeden evlenilmezden tutun, süt kardeşlerin çocukları otomatik olaran beşik kertilire kadar; bizde cenaze dik gömülürden tutun, düğünde herkes burma bilezik takara kadar bir sürü gelenek görenekten bahsediyorsunuz. Sevgiliniz bu garip adetlerden inceden tırssa da güzel yönlerini bastıra bastıra anlatarak bu problemi çözeceğinize inanıyorum. Özellikle biz de gelin ve damat balayını Puketh Adalarında bir ay yapar derseniz her kız diğer abukluklara katlanacaktır.

Planımızın diğer aşamasında müstakbel eşinizle ile bir kafede ya da bir restorantta otururken bir anda gergin ve korku dolu bakışlarla " Aşkım, saklan saklan bizim köylüler seni görmesin" diyerek heyecan vereceksiniz. Rolümü nasıl oynarım diye telaşlanmayın profesyonel oyuncu arkadaşlarımız size bu konu hakkında da eğitim vereceklerdir.

Kız arkadaşınız şaşkınken profesyonel oyuncu arkadaşlarımız size sözde bir baskın düzenleyecek ve " Bizde töre nettir, bir kızla başbaşa yemeğe çıkmışsanız evlenmek zorundasın, aksi takdir seni öldürmek zorunda kalarız ve bunu kimse istemez" diyerek ellerindeki oyuncak silahları başına doğrultacaklardır. Sonra ikinizin fotoğrafını çektikten sonra sevgilinize dönerek.

"Lütfen heyecanlanmayın hanımefendi, törelerimiz sadece bizim köylüleri kapsar, sizin kılınıza zarar gelmeyecektir; mutlu günler, aydınlık yarınlar dilerim" diyerek ortamı terkedeceklerdir.

Eğer eş adayınızda az da bir vicdan varsa ve sizi biraz dahi seviyorsa, sizinle evlenir. Bu dakikadan sonra size düşen tektaş yüzük ve çiçek eşliğinde romantik bir evlilik teklifinde bulunmak. Eğer isterseniz ücreti karşılığında bu organizasyonu da hizmetlerimize ekliyoruz.

Yalnız Başına Söylendiği Zaman Bile Alkış Alan Kelimeler

*Nazım Hikmek
*Galatasaray
*Fener
*Beşiktaş
*Sivaslıyım
*Adanalıyım
*Elazığlıyım
*Erzurumluyum
*İzmirliyim
*Karşıyakalıyım - otuzbeşbuçuk-
*Atatürk
*Ne mutlu türküm diyene!
*Cumhuriyet
*İlke ve inkilaplar

pazartesi - donörlerim

Sessiz ve derinden yürüttüğüm araştırmalarım sonucunda, haftalar önce kanalizasyonu patlatıp dışkımı çalan şebelenin amacını çözmüş bulunuyorum sizi gidi pazartesiciler sizi. Böyle bir saçmalığın altından yine size yaraşır bir sapanlık çıktı. Yine de iyi niyetiniz için teşekkür ederim.

*Benden gizlediği ve gizlemeye devam edeceği illegal bir hayatı olmalı.
*Kedi kadın kostümü yakışmalı.
*Hayali bir arkadaşı olmalı.
*Elinden her iş gelmemeli.
*Güldüğü zaman gözlerinin içi gülmeli.

Dışkımdan elde ettikleri DNA'm merkezli bir oluşum oluşturulmuş. Eğer bir gün organ nakline ihtiyacım olursa diye uyumlu organ sahiplerini belirlenmiş ve yüzde yüz uyumlu olanlar arası bir uluslararası çamur güreşi turnuvası düzenlenerek birinciler donör olarak seçilmiş. Olası bir rahatsızlanmam durumunda şu an hazır15.623 böbreğim, 58.669 kalbim, 889.642 akciğerim, akciğer sayımın iki misli korneam ve van gölünün kapasitesi kadar kanım hazır. İyi güzel düşünmüşsünüz ama iki şey eksik gibi geldi bana, biri beyin...