31 Ekim 2011 Pazartesi

Hırsızlık

“ Zeynelciğim biz neden hırsızlık yapmıyoruz?”

“ Günah”

“ Haklısın aziz kardeşim ama günah olmasa sen şu önümüzdeki adamın arka cebinden duran cüzdanı ona çaktırmadan çalabilir misin?”

“ Çalamam, yakalanırım”

“ Yaa. Bak gördün mü? Çalmamanın bir diğer sebebi de çalamaman. Sadece günah olmaması değil. Tanıdığın bir hırsız var mı?”

“ Yok”

“ Benim bir tane var. Askerlik arkadaşım cepçi Ayhan. Mesleği hırsızlık. Sen ben hırsızlığı meslek olarak görmesek de o görüyor, zanaat olarak görüyor hatta. Beni biraz sever, anlatmayı, kendi ile övünmeyi daha çok sever. Rica etsek, biraz da para versek bize ders verebilir ne dersin?”

“Bana uyar”

“Bana da uyar. Bakalım, öğrenelim bu mesleği. Öğrendikten sonra önümüzde yürüyen adamın arka cebindeki cüzdanı çalmıyorsak o zaman gerçekten de günah olduğu için çalmadığımızı konusunda kendimizi ikna ederiz.”

“ Selametle abi”

“ Selametle canım”

Kedinin Onuncu Canı

1.Acemilik zor. Dünyayı anlamam, algılamam baya vakit aldı. Köylük yerdeydim, hemen herkes yaşlıydı, hepsi meymenetsiz ve huysuzdu. Kimse sevabına bir lokma vermiyor, ister istemez, hayatta kalmak için çalıyordum. Bir gün Mehmet denilen bir adamın evine sessizce sızdım ve mutfaktaki tepsi yoğurda yumuldum. Artık ne kadar açsam ve yoğurt ne kadar ne kadar güzelse kendimden geçmiştim ki; Mehmet denilen adam ensemden yakaladı. Canımın yanacağını seziyordum ama adam abarttı. Beni kafamı ağaca sürte sürte öldürdü. Acemilik zor. Çok ders çıkarttım, ilk elin günahı olmaz.

2.Aşırı sessiz bir insan olan ve yalnız yaşayan Can beni evine aldığında hayatımın geri kalanının garfieldvari geçeceğini için sevinmiştim. Birazı da öyle geçmedi değil, ta ki Can kız arkadaş yapana kadar. Kız beni hiç sevmedi, bunu hiç gizlemedi de. Bir de tüyüme alerjisi vardı.

Can bir gün beni arabaya bindirdi ve uzak bir yerde arabadan indirip, gitti; unuttu sandım ve eve döndüm. Bu sefer daha uzak bir yere bıraktı, beni deniyor sandım ve geri döndüm. Şehir dışına bıraktığında durumu anladım, benden kurtulmak istiyordu, inat ettim geri döndüm. İş artık inadı da aşmıştı. Başka şehre bıraktı, yine döndüm; taşındı, evini buldum. En son döndüğüm bana pis pis baktı; sonra tabancasını çıkarttı ve bom!

3. Doğdum, yumuk gözlerle dünyaya baktım, soğuktu yanımda iki kardeşim daha vardı. Sonra annem diğer ikisini emzirdi beni emzirmedi, sonra da beni öldürdü. Muhtemelen yemiştir de beni. Buradan kendisini kınıyorum.

4. Ben kokoreç çok severim. Bu canımda Atatürk Orman Çiftliğinin orada takıldım. Kimseye eyvallahım olmadı. O kadar çok müşteri vardı ki; biri muhakkak büyük bir günahlarının bedelini bana yiyecek vererek ödeyebileceğini düşünüyordu. Zamanla bazı çıkarımlar da yaptım, hayatım daha da kolaylaştı. Şişmanlardan medet ummamak ya da güzel kızlar ve çocuklarına vicdan aşılamaya çalışan annelerin doğru hedefler olduğu gibi. Tabi çok sağlıksız beslendim, sonuç kalp krizi.

5. Şartlar kötüydü, en zor canlarımdan biriydi. Sokaklarda kaldım, üşüdüm; her şey bomboktu. Çöplerden yemek topladım ki bu diğer kediler için açık büfe gibi olabilir ama kaldığım çevre o kadar fakirdi ki insanlar çok az çöp çıkartıyorlardı. Derken bir köpek musallat oldu bana, kovalamaya başladı. Daha önceki dört canımdan çıkarttığım ders, hiçbir köpeğin kedi yakalayamadığıydı. Ondan sanırım biraz rehavete kapıldım. Köpek beni yakaladı ve öldürdü.

6.Yaşlı dul Nuran Hanım. Zaten bir canımın böyle geçeceğini sezmiştim, içgüdü tabi, sözde tüm kedilerde olan.

Kocası tarafından sayısız kez aldatılmış sonunda cesaretini toplayıp boşanabilmiş yaşlı dul Nuran Hanım; yalnızlığına çare olarak kedileri görmüştü. Yalnızlığı o kadar büyüktü ki; mübarek evde en az otuz kedi yaşardık. Ortam o kadar çok kedi kokardı ki ben bile rahatsız olurdum. Onun dışında hayat süperdi; sınırsız yemek, dişi kediler, yeni dişi kediler. Sonra öldüm.

7. Bu rakamın şansına inandığım için altıncı canımın sonuna o kadar da üzülmemiştim, içgüdü tabi. Yazlık bir mekânda, güler yüzlü ve hayvan sever insanların arasına düşünce içgüdülerimin doğru çıktığına sevindim. Kafam eski canlarıma göre daha küçüktü ve bu can sıkıcıydı ama işin güzel kısmı burada kışlar ılık geçiyordu.

Öylemesine takıldığım, amaçsızca dolandığım bir öğlen üstü bir terslik sezdim; titreşimler falan. Hava karardı, iyice huysuzlanmaya başladım ve gece yarısı bir uzay gemisi tarafından kaçırıldım. Yeşil, çirkin çirkin yaratıklar her yerimi kesip inceledi; işkenceler etti, konuşturmaya çalıştılar ama tek kelime etmedim. Yedinin şansı.

8.Adını bilmediğim bir ülkede doğdum. Bir bavulla Türkiye’ye geldim, bir karton kutuyla pet shop götürüldüm, cam bir kafeste üç gün geçirdim. Sonra vitrinin önünde ağlayan bir kızın babası beni aldı. Evde anne yoktu, kız sadece hafta sonları geliyordu. Adam bana hiç iyi bakmadı, kız da benden kısa süre sonra sıkıldı. Sonra beni yaşlı bir teyzeye verdiler.

Yaşlı teyze başka bir kıza verdi, o kız beni uzaktan bir akrabasına verdi, o bir arkadaşına verdi, o başka bir arkadaşına verdi, o başka arkadaşı teyzesine verdi, teyzesi komşusuna verdi, o komşusu başka bir komşusuna verdi… Ve ben bir ara öldüm.

9.Bu son canımdı, farkındaydım. Ayasofya Camii’nin orada takılan kediler var ya. Biri bendim. Avludan dışarı çıkmadım, başım secdeden kalkmadı. Oruç bile tuttum.

10. Hayda! Bu kez dünyaya gelmeyi hiç beklemiyordum. Dokuzuncu canımdaki üstün performansımın karşılığı olarak yerimin cennet olduğuna emin gibiydim. Bildiğim her şey karıştı, çok derin bir depresyona girdim. Kedi, intihar eder mi? Ben ettim, falezlerden aşağıya atladım.

pazartesi - bir ergenlik anım

Bu hafta size bir ergenlik anımı anlatmak istiyorum pazartesimania müzdaripleri. Yıllar yıllar önce ilk ergenlik dönemimin hezeyanları ile boğuşurken bir gece kendimi yetişkin sandım ve iki kasa bira içip sahile indim. Baktım sıcak bastı, soyundum anadan üryan ve girdim denize; başladım yüzmeye ama nasıl yüzüyorum. Attığım her kulaçta zihnim boşalıyor ve sahip olduğum potansiyeli kavrıyordum. Yarım saat kadar yüzdükten sonra bir baktım ve etrafımı denizkızları sarmış.

*Yardım kampanyalarındaki gönüllüğünü herkesle paylaşmamalı.

*Arada sırada beni korkutmalı.

*Güzel dilekçe yazmalı

*Her zaman yanında kalem taşımalı.

*Kurban bayramında memleketine gitmeli.

Önce korktum, sonra malum ergenlik, testesteron tepede bu denizkızlarını kovalamaya başladım. Zaten denizkızları yakalanmak için kaçıyor gibiydiler. Neyse burayı hızlı geçiyorum, sabah kıyıya vurmuştum. Öyle işte. O günden beri çıplak denize girmem.

27 Ekim 2011 Perşembe

Bu hayatta özleyeceğin kimsen yok

“ Ne kadar borcun var? Yüz bin lira mı? Ben seni doksan bin liraya yok edebilirim. Diyeceksin ki on bin lira için değer mi? Şöyle düşün. Ailen, akrabaların, arkadaşların şu zor anlarında yanında mıydılar? Hayır! Ömrünün geri kalanını onlarla geçirmek istediğine emin misin?

Karın seninle haftalarca konuşmadı. İflas ettiğine bir türlü inandıramadın, aklında hep fahişelerle yediğin vardı; yalvardın, ağladın ama umursamadı bile. Yanlış hatırlamıyorsam iki hafta kendi ailesinin yanına bile gitti. Sana geri dönmesinin sebebi elbette ki seni özlemesi değil; kendisi kadar, hatta daha fazla çekilmez olan annesine tahammül edememesiydi, bunu ikimiz de biliyoruz.

Kızını düşün. Harçlığı düştüğü için nasıl surat yaptı sana. Bale kursuna gönderemeyeceğini söylediğinde nasıl bağırdı? “ Senden nefret ediyorum!” Bunu unutmadın, unutamayacaksın da. Günlüğünde “ Babamı artık sevmiyorum, çünkü artık beni baleye göndermiyor” yazmıştı. Seni sevmemesi için baleye göndermemenin yeterli olduğu bir kızın var. Ne kadar acı.

Kardeşini düşün. Telefonlarına çıkmayan, yardıma ihtiyacın olduğunu bildiği halde bilmemezlikten gelen, sana yardım etmeyen kardeşini. Onun şu an ki dükkanını sen açmış, ona karşılıksız devretmiştin. Sekiz sene önce peşine borçluları takıldığında borcu üzerine almış, sen ödemiştin; seninle o günlerde tanışmıştık. Şimdi senin ona yaptıklarını düşünüyorum da, bir daha nasıl aynı masaya oturacaksınız bilemiyorum. Senin yüzüne nasıl bakacak, sen onun yüzüne tükürmemek için kendini nasıl tutacaksın?

Peki kayınpederin, peşine mafya takıldığı zaman “ Kurtar beni oğlum” diye telefonda ağlamamış mıydı? Şimdi bırak sana yardım etmeyi, karın seni boşasın diye avukat tutuyor. Avukata vereceği parayı sana verse bir ay daha idare ederdin. Arkandan söylediklerini zaten biliyorsun. Ama hepsini bir kenara bırak evlerine gittiğin zaman o cadı kaynanan elini öpmeye kalktığında elini çekmiş ya; bundan büyük alçaklık olamaz.

Kankan Muammer? Hayatın boyunca arkasını kolladığın, karısıyla tanıştırdığın, annesi öldüğünde beraber defnettiğin Muammer. Büyük oğluna aldığı arabayı iki model küçültse, o kızıl fahişe ile harcadığını yarıya indirse nefes alırsın.

Daha devam edeyim mi? Bence etmeyim. Annen baban konusuna girmeyeceğim, sen zaten gerçekleri biliyorsun. Sana senin hikayeni anlattım, ama kararı sen vereceksin. Ya benden yüz bin al ve borçlarını öde sonra bana üç yılda iki yüz elli bin öde ya da git başka bir tefeciye, faizine bakmadan doksan bin al, o doksan bini bana ver seni yurt dışına kaçırayım; yeni bir kimlik, yeni bir hayat. Kimse seni tanımaz, her şeye baştan başlarsın. Bu hayatta özleyeceğin kimsen yok.”

24 Ekim 2011 Pazartesi

E.T.Ş (evlilik teklifi şirketi)

Program 21.

Erkeklerin öncelikle bilmesi gerek şudur ki; kadınlar çocuk doğurmak için evlenirler. Erkek bir kadına baktığında onun dış görüşüne görür; kadın bir erkeğe baktığı zaman doğacak çocuğunu görür. Ve her kadın zeki, şirin çocuğu olsun ister, çocuğu büyüdüğü zaman da başarılı, kariyerli ve güzel görünmesinin hayalini kurar.

Eğer yakışıklıysanız, güzel bir işiniz ve kariyeriniz varsa ne mutlu size ama yoksa beraber çalışmalıyız.

Eğer yakışıklı değilseniz uzman gazeteci arkadaşlarımızla beraber size özel bir eski gazete haberi hazırlıyoruz. Bu haberde sizin beş yaşında iken gazetenin açtığı yarışmada çocuk güzeli seçildiğinizi yazıyor ve o sayıyı kız arkadaşınıza gösteriyoruz.

Daha sonra soyunuzda büyük dâhiler olduğunu iddia ediyoruz. Uzman hacker arkadaşlarımız wikipedi isimli siteyi patlatıyor ve sizin büyük büyük dedenizin ünlü astrolog Ali Kuşçu’nun iş arkadaşı olduğunu yazıyoruz.

Hatta daha inandırıcı olması için büyük büyük ninenizin padişah III. Selim’i zekası ile etkileyen bir cariye olduğunu. Hatta zekası ve güzelliği sayesinde yıllarca Osmanlı’yı yönettiğini anlatabilirsiniz. Hani bunun ispatı derse uzman tarihçi arkadaşımız sizin için konu ile ilgili birkaç makale yemen yazacak ve profesyonel gazeteci arkadaşımızla beraber bunu gazetede bastıracaktır.

Kim bu kadar harika bir geçmişe hayır diyebilir ki? Müstakbel eşiniz size baktığı her anda beraber yapacağınız harika çocukları görecek ve sizinle evlenmek isteyecektir. Bu andan sonra yapmanız gereken tektaş yüzük ve çiçek eşliğinde romantik bir ortamda evlilik teklif etmek.

E.T.Ş (evlilik teklifi şirketi)

Program 20

Kadınlar özel günleri asla ıskalamaz, kafalarından ikide bir özel gün uydururlar. Bunun sebebi kadınların hediye sevmesidir. Eğer sevgilinize doğru zamanlarda, doğru hediyeleri verirseniz; sevgiliniz eşiniz, hayat arkadaşınız olur. Bu noktadan ortaya çıktığımızda kadınlar ikiye ayrılır; pahalı hediye sevenler, farklı hediye sevenler. Eğer sevgiliniz pahalı hediye seven gruptaysa çok para kazanıp, eş adayınızı altına, pırlantaya boğmanızdır. Bu konuda şirket olarak size katkımız çok olamaz. Ama sevgiliniz farklı hediyeler seviyorsa doğru adrestesiniz.

Sevgilinize ilk olarak bir yıldız hediye ediyoruz. Malum bir sürü yıldız var ve bu işi yapan yabancı şirketler fakat çok pahalı. Biz şirket olarak size bir sertifika ayarlıyoruz, daha sonra da uzman web tasarımcı arkadaşımızın ayarladığı bir internet sitesi ile sevgiliniz kontrol ederse yalancı çıkmanızı engelliyoruz.

Daha sonraki özel günde sevgilinize yaptığınız bir bağış karşılığında Afrika’da nesli tükenmekte olan Swornida tavus kuşunun son doğan dişi yavrusuna adını verdiğinizi söylüyoruz. Tabi ki böyle bir durum yok fakat uzman belgeselci arkadaşlarımızla sizin için bir video kaydı dolduruyor ve kız arkadaşınıza hediye ediyoruz.

Sırada özel günde kız arkadaşınız memleketinin girişindeki ormanlık alana profesyonel tabelacı arkadaşımız kontrolünde bir tabela dikiyoruz ve o bölgeyi müstakbel sevgiliniz için diktirdiğiniz hatıra ormanı olarak gösteriyoruz

Bir sonraki öylesine bir günde eş adayınıza içinizden geldiği için öylesine bir sürpriz yapıyormuşsunuz gibi yapıyoruz ve uzman belgeselci arkadaşlarımızla beraber bulduğumuz zenci zayıf çocukları Somalili gibi gösterip onlar yemek yerken çekiyoruz. Karnı doyan çocuklar hep bir ağızdan “ Teşekkürler …. Abla” diyor ve video bitiyor.

Sonra sevgilinizin özel ilgi alanına göre uzman grafalog arkadaşımızla beraber bir plan yapıyoruz. En sevdiği yazar tarafından adına imzalı kitap ya da tuttuğu takımın oyuncuları tarafından imzalanmış bir kitap hediye ederek sevgilinize ne kadar farklı ve ince bir insan olduğunuzu gösteriyoruz.

Zaten bu hediyelerden sonra size sırılsıklam aşık olmuş kız arkadaşınıza yapmanız gerek tek şey bir tektaş yüzük alarak evlilik teklif etmek. İsterseniz ek bir ücret karşılığında profesyonel iç mimar arkadaşlarımızın yardımları ile muhteşem bir ambiyans eşliğinde bunu da planlayabiliyoruz.

E.T.Ş tam liste

1.mendilci çocuklarla beraber şarkı söyleme.

2.etrafa güzel kızlar serpiştirip, kıskandırıp, aşk ilan etme.

3.ünlülerle video hazırlama

4.çok uzun süredir aşık olduğunuza inandırıyoruz

5.grafiti ve bilbordlarla şehri donatmak.

6.sizi kahraman gibi gösteriyoruz.

7.adrenalin seven kız arkadaşınızla timsah kafesinde akşam yemeği

8.siz çok hastaymışsınız gibi gösterip vicdanına saldırıyoruz.

9.müstakbel eşinizi işsiz bırakıyor ve başka işse girmesini engelliyoruz.

10.kız arkadaşınızın adını çıkartıyoruz, dedikodu ile.

11.babasına benzeyen ama babasının tasvip etmediği adam yapıyoruz.

12.kadınlar kendini güldüren erkeklerden hoşlanırlar.

13.kız arkadaşınızı dövüyoruz, sonra siz şefkat gösteriyorsunuz.

14.önce başkasına aşık ediyoruz. Onun yaraladığı kalbi siz sarıyorsunuz.

15.adalet sağlıyoruz.

16. suçlulardan hoşlanan kız modeli

17. ajan olduğunuza inandırıyoruz

18. fala inanan kız modeli, geleceği gördüğünüze inandırıyoruz

19. futbol seven kız modeli, futbol öğretiyoruz

20.Farklı hediyeler vererek, kendine aşık etme.

21.Zeki ve güzel görünümlü çocuklarınız olacağına ikna etmek.

22. Gereksiz bilgilerle dolu adamlardan hoşlanan kadınlara özel

23.twitter sayesinde popülerlik sağlamak

24. her yerde tanıdığı olan adam

25. töre numarası

26. Dedikodu kralı