24 Ekim 2011 Pazartesi

E.T.Ş (evlilik teklifi şirketi)

Program 20

Kadınlar özel günleri asla ıskalamaz, kafalarından ikide bir özel gün uydururlar. Bunun sebebi kadınların hediye sevmesidir. Eğer sevgilinize doğru zamanlarda, doğru hediyeleri verirseniz; sevgiliniz eşiniz, hayat arkadaşınız olur. Bu noktadan ortaya çıktığımızda kadınlar ikiye ayrılır; pahalı hediye sevenler, farklı hediye sevenler. Eğer sevgiliniz pahalı hediye seven gruptaysa çok para kazanıp, eş adayınızı altına, pırlantaya boğmanızdır. Bu konuda şirket olarak size katkımız çok olamaz. Ama sevgiliniz farklı hediyeler seviyorsa doğru adrestesiniz.

Sevgilinize ilk olarak bir yıldız hediye ediyoruz. Malum bir sürü yıldız var ve bu işi yapan yabancı şirketler fakat çok pahalı. Biz şirket olarak size bir sertifika ayarlıyoruz, daha sonra da uzman web tasarımcı arkadaşımızın ayarladığı bir internet sitesi ile sevgiliniz kontrol ederse yalancı çıkmanızı engelliyoruz.

Daha sonraki özel günde sevgilinize yaptığınız bir bağış karşılığında Afrika’da nesli tükenmekte olan Swornida tavus kuşunun son doğan dişi yavrusuna adını verdiğinizi söylüyoruz. Tabi ki böyle bir durum yok fakat uzman belgeselci arkadaşlarımızla sizin için bir video kaydı dolduruyor ve kız arkadaşınıza hediye ediyoruz.

Sırada özel günde kız arkadaşınız memleketinin girişindeki ormanlık alana profesyonel tabelacı arkadaşımız kontrolünde bir tabela dikiyoruz ve o bölgeyi müstakbel sevgiliniz için diktirdiğiniz hatıra ormanı olarak gösteriyoruz

Bir sonraki öylesine bir günde eş adayınıza içinizden geldiği için öylesine bir sürpriz yapıyormuşsunuz gibi yapıyoruz ve uzman belgeselci arkadaşlarımızla beraber bulduğumuz zenci zayıf çocukları Somalili gibi gösterip onlar yemek yerken çekiyoruz. Karnı doyan çocuklar hep bir ağızdan “ Teşekkürler …. Abla” diyor ve video bitiyor.

Sonra sevgilinizin özel ilgi alanına göre uzman grafalog arkadaşımızla beraber bir plan yapıyoruz. En sevdiği yazar tarafından adına imzalı kitap ya da tuttuğu takımın oyuncuları tarafından imzalanmış bir kitap hediye ederek sevgilinize ne kadar farklı ve ince bir insan olduğunuzu gösteriyoruz.

Zaten bu hediyelerden sonra size sırılsıklam aşık olmuş kız arkadaşınıza yapmanız gerek tek şey bir tektaş yüzük alarak evlilik teklif etmek. İsterseniz ek bir ücret karşılığında profesyonel iç mimar arkadaşlarımızın yardımları ile muhteşem bir ambiyans eşliğinde bunu da planlayabiliyoruz.

E.T.Ş tam liste

1.mendilci çocuklarla beraber şarkı söyleme.

2.etrafa güzel kızlar serpiştirip, kıskandırıp, aşk ilan etme.

3.ünlülerle video hazırlama

4.çok uzun süredir aşık olduğunuza inandırıyoruz

5.grafiti ve bilbordlarla şehri donatmak.

6.sizi kahraman gibi gösteriyoruz.

7.adrenalin seven kız arkadaşınızla timsah kafesinde akşam yemeği

8.siz çok hastaymışsınız gibi gösterip vicdanına saldırıyoruz.

9.müstakbel eşinizi işsiz bırakıyor ve başka işse girmesini engelliyoruz.

10.kız arkadaşınızın adını çıkartıyoruz, dedikodu ile.

11.babasına benzeyen ama babasının tasvip etmediği adam yapıyoruz.

12.kadınlar kendini güldüren erkeklerden hoşlanırlar.

13.kız arkadaşınızı dövüyoruz, sonra siz şefkat gösteriyorsunuz.

14.önce başkasına aşık ediyoruz. Onun yaraladığı kalbi siz sarıyorsunuz.

15.adalet sağlıyoruz.

16. suçlulardan hoşlanan kız modeli

17. ajan olduğunuza inandırıyoruz

18. fala inanan kız modeli, geleceği gördüğünüze inandırıyoruz

19. futbol seven kız modeli, futbol öğretiyoruz

20.Farklı hediyeler vererek, kendine aşık etme.

21.Zeki ve güzel görünümlü çocuklarınız olacağına ikna etmek.

22. Gereksiz bilgilerle dolu adamlardan hoşlanan kadınlara özel

23.twitter sayesinde popülerlik sağlamak

24. her yerde tanıdığı olan adam

25. töre numarası

26. Dedikodu kralı

pazartesi - cesaret mi doğruluk mu?

Kapım çaldığında delikten baktım ve 32 dişi gözüken sırıtık bir adam görünce pazarlamacı diye sevinip hemen tuvalet pompamı kaptım pazartesikolikler. Adam yüzündeki manasız neşe ile anlatmaya başladı, şişe çevirmece federasyonundan geliyormuş, oyunun kitlendiği nokta ‘cesaret’ dendiği zaman benimle ilgili bir şeyler söylenmesiymiş, tabi kimsenin götü yemediğinden artık kimse oyundan zevk almıyormuş.

*Ev telefonu üç kez çalmadan açmalı.

*İlahi adalete inanmalı.

*Düğüne gidip oynamalı, cenazeye gidip ağlamalı.

*Arada sırada taze meyve gönderecek, köylü akrabaları olmalı.

*Her gün fotoğrafını çekmeli.

Sırıtığın benden ricası bu haftaki listemde bu konuya değinmem, kendimin oyunun ‘cesaret’ kısmından çıkarttırmammış. Anlattığına göre 3000 yıllık geçmişi olan bu oyun tarih sahnesinden silinecekmiş, falanmış, filanmış. Sırıtığı dinledikten sonra sordum, “ Cesaret mi, doğruluk mu?” zavallı heyecandan tiril tiril titredi ve bayıldı.

21 Ekim 2011 Cuma

selam

“Selam.”

………

Son selam verdiğim üçüncü kişi de selamımı almadı. Acaba görünmüyor muyum?

neden ölü taklidi yapılır

  1. Ölmemek için.
  2. Küçük kardeşini korkutmak için.
  3. Dikkat çekmek için.
  4. Ortamdaki insanların tepkisini ölçmek için.
  5. Yanındaki kişinin ilkyardım bilip bilmediğini test etmek için.
  6. Yanındaki kişinin panik anında nasıl davrandığını öğrenmek için.
  7. Şaka amaçlı,
  8. Borçlarından kurtulmak için.
  9. Dua almak için.
  10. Gerçekten öldüğünde neler olacağını görmek için.
  11. Yapıp yapamayacağını merak ettiğin için.
  12. İnsanlara ölümü hatırlatmak için.
  13. Vasiyetine uyulup uyulmadığını görmek için.
  14. Yeni bir hayata başlamak için.
  15. Azrail’i kandırmaya kalkmak için.
  16. İşkencenin bitmesi için.

ikiz - dış etmenler

Tek yumurta ikizi iki erkek kardeş; Munis ve Muhlis. On beş yaşlarına kadar birbirlerine o kadar çok benziyorlar ki anneleri hariç hemen herkes karıştırıyor. Ama sonra dış etmeler devreye giriyor.

Muhlis’in saçları daha çabuk dökülüyor, Muhsin daha çok uzuyor, Muhlis dökülen saçları ile depresyona giriyor ve kilo alıyor, yüzünü sivilceler basıyor ve sivilcelerin çopurları kalıyor. Muhsin’e şans gülüyor, iyi bir işi, güzel bir eşi oluyor. Muhlis içi de dışı gibi çirkin bir kızla evleniyor ve hayatı zindan oluyor.

Aradan on beş sene daha geçiyor, ikisi de otuz yaşına basıyor. Muhsin ve Muhlis’e anneleri hariç kimse ikizler demiyor.

biraz daha benzetme

· Senelik izninde Tayland’a giden imam gibisin, senin arkanda ben saf tutmam.

· Valide hanımın gün arkadaşları gibisin; yüzündeki yalancı gülümseme ile büyüdüğüme bir türlü inanamıyorsun.

· Özel uçak almış ünlü kadar gösteriş budalasısın.

· İlk dakikada sarı kart görmüş savunma oyuncusu gibiyim; bu doksan dakika bitmez.

· Tedavisini tamamladığını sanan paranoyak gibisin. Bu kez gerçekten herkes seni takip ediyor değil mi?

· At yarışı sunucuları gibisin, ne bu gereksiz heyecan?

· İlk kez mini etek giyiş kız gibisin. İstediğin kadar uğraş, kilodun gözüküyor.

· Odaya girmeden anason kokun geliyor; sözde tövbekâr.

· Mağaza vitrinlerindeki kocaman “indirim” yazıları gibisin. İnsanın gözünün içine baka baka yalan söyleyebiliyorsun.

· Bir defineci kadar hayalperesttsin.

· Tarih hocası gibisin, anlattığın her şey bana yanlı ve hikaye gibi geliyor.

· Sumo güreşçileri gibisin; onurlusun ve kıçın açık.

· Mafyadan kaçıp, polise sığınacak kadar aptalsın.

· Her hafta aynı numaralara sayısal loto oynayacak kadar umutsuzsun.

· Sadece üç top çevirebilen bir hokkabaz gibisin, bu numaralarla sadece çocukları kandırabilirsin.

· Anketör kızlar gibisin bu tatlı gülümsemenin altında başka bir şeyler var.

· Unutulmuş ünlüleri taklidini yapan bir komedyen gibi zavallısın.