9 Haziran 2010 Çarşamba

EV

Doğru cümlem şu olacak. Beklediğimden çok daha iyiydi.

Dizi oyuncularını sinemada görünce bendeki etkisi azalıyor açıkcası. Belki çok iyi oynuyorlar bilemem, ben pek oyunculuktan da anlamam açıkcası. Ama her hafta bir şekilde gördüğüm, rastladığım  adamları sinemada görmemeyi yeğlerim.

Ağlaması, zırlaması çoktu. Gerilimi güzel yansıtmışlar. Bazen bana çokmuş gibi gelse de dozu fena değildi.

Rehin alan adamı tanımadım, filmin internet sitesinde dahi yazmıyor, konuşması biraz Okan Bayülgen koksa da beni etkilmeyei başardı. Bir kimyacıya göre, hatta birçok ödül sahibi bir kimyacıya göre bu sosyolojik konuya bu kadar eğilmesi ilginç. Biraz daha tekleyen; derdini, meramını anlatmakta sorun yaşayan bir tip yaratsa belki daha başarılı olurdu. Filmin sonunda da elini kolunu sallaya sallaya gitmesi yapımcıların " Bu tutarsa devamını çekeriz hacı" mantığını güttüğünü düşündürdü bende.

Ben sadece ilk filmini izlesemde biraz "Testere" havası var. Olsun bence sorun yok.

Oyunu kimin başlattığı değil, kimin bitirdiği önemlidir. Filmin önermesi. 

hamiş: İki kez elektrikler kesildi. 

Elçin' e özlemle

İşten gelince televizyonun karışısına geçti. Sonra çorabını çıkarttı ve televizyonun tozunu aldı. Akabinde çorabını banyodaki kirli sepetine attı. Bunu arada bir yapardı.

Kaşlarını değiştiren katil

Birçok kez robot resmi yapılmış olmasına rağmen onu yakalamadılar. Çünkü her seferinde kaşlarını değiştirdi. Kısalttı, ortasını birleştirdi,inceltti… Ama hiç yakalamadı.

sorgu tekniği

Kapıdan çıktıktan birkaç saniye sonra tekrar aynı odaya girer ve merak ettiği şeyi sorardı. Onun taktiği buydu. Böylelikle karşısındakini en savunmasız anında yakalar, yakalayamasa da rahatsız ederdi. 

Yakuza ve Kürt

Yakuza ve Kürt

Bir kan davası hikayesi

Yakuza genç bir kürt kızını sever ama ailesi, "Bizde yakuza kız verilmez." diyerek yüz çevirir.

Bunu gururuna yediremeyen jakuza, kızı kaçırır. Kürtler japonyaya gidip "Biz de sizin kızınızı istiyoruz" derler ve olaylar gelişir..

şöyle gelişir bol bol kavga dövüş.

şizofrenin artisliği

-Neden kendi kendine konuşuyorsun?

-Başka kim benimle konuşmaya layık olabilir ki?

7 Haziran 2010 Pazartesi

pazartesi ve kıskançlık cinayetleri

Öfke hiçbir şeyi çözmez sevgili pazartesi sevdalıları. Kıskançlığın yaktığı ateş sizi hedefinize götürmez. Livadaki kızın çakma sarışın olması sonra nette gönül eğlendirdiğim Nigar dişisinin de çakma sarışın olması ülkem kadınlarında bir çakma sarışın düşmanlığına sebep olmuş. Gazetelerin 3. sayfalarına bakıyorum hep çakma sarışınlar farklı farklı bahanelerle öldürülüyor, gasp, haneye tecavüz, intihar, çek senet mafyası… Asıl sebebi hepimiz ise biliyoruz. Lütfen biraz sağduyu.

* Klima çarpmamalı
* Boya badanadan iyi anlamalı.
* Tüğ ve tüy sorunu olmamalı
* Uyku hapı müptelası olmalı
* Hiçbir kavgayı kaybetmeyecek kadar güçlü olmalı
* Şeffaf sütyen askısı kullanmalı –dahiyane bir fikir-

Kavga eden iki kadını izlemek eğlenceli olabilir. Ama lütfen birbirinizi öldürmeyin. Ya da cesedi yok edin.